KONSERVE DOMATES


Bu yıl kendimi bir karınca gibi hissediyorum. Kış için hemen hemen hazırım.Salçayı yaptıktan sonra domatesleri hazırladım. Arkasından salçalık biberleri haşladım, kabuklarını soyduktan sonra doğrayıp buzluğa attım. Yine 3-4 paket közlenmiş patlıcan, fasulye ve bamya kış için buzluktaki yerlerini aldılar. Boş kalan bölümleri de biraz doğranmış domates ile doldurdum. Konserve domatesi ya sade domates ya da eşimin halasından öğrendiğim iştah açıcı kahvaltılık şeklinde yapıyorum. Sade domatesi her tür yemekte özellikler çorba, pizza ve makarna soslarında kullanıyorum. Önce 23 kg. domates aldım. Yaklaşık 15 kavanoz çıktı. Sonra 15 kg daha aldım. Toplamda 25 kavanoz domates oldu. Gerçi domatesler hem pahalandı hem de azaldı ama yine de yapmak isteyip de henüz denemeyenler olursa diye son anda yayınlamaya karar verdim.

Yapılışı:

  1. Domatesleri iyice yıkayıp robotta püre haline getirin.(İsterseniz içine birazda salçalık biber kıyabilirsiniz.)
  2. Büyükçe bir tencereye koyun kaynamaya bırakın.
  3. Kaynadıktan sonra tuzunu ekleyip, 1 saat kadar kısık ateşte pişirin.
  4. Koyulaşınca 2 kaşık sirke ve biraz zeytinyağı ekleyip, sıcak olarak kavanozlara doldurun ve hemen ağzını sıkıca kapatın.
  5. Tezgahın üzerine bir bez sererek kavanozları ters çevirin.
  6. Bu şekilde hiç kıpırdatmadan 2 gün bekletip güneş görmeyen bir yere kaldırın.
  7. Kapağını açmadığınız sürece bozdolabında saklamanıza gerek yok ama kapağını açınca mutlaka buzdolabınakoymalısınız.
  8. Konservelerin kapaklarının sıkıca kapatılması, kapakların içe doğru vakumlanmış olması gerekiyor.
  9. Ben her yıl yeni kapaklar alıyorum. Çünkü kavanozları açabilmek için sivri bir bıçakla kenarlarından hava aldırmanız gerekiyor.



Kahvaltılık için;

Bol sarmısak, ince acı yeşil biberi yağda kavurun. Domates püresini ekleyip kaynatın. Sıcak olarak kavanozlara doldurup, ters çevirin. Küçük kavanozlara yaparsanız daha pratik olur. Çünkü kapağını açınca buzdolabına koymak ve 3-4 gün içinde tüketmek gerekiyor.

AFİYET OLSUN...

TAHİNLİ ÇÖREK

Bu tarifi bir kaç yıl önce okumuş çok fazla zaman alacağı için sürekli ertelemiştim. Tahinli olan herşeyi çok severim.Adana'ya ne zaman gitsem, annemin evinin oralarda bulunan unlu mamullerden tahinli çörek alırım. Ayıla bayıla yerim. İşte yine bir şeker krizi anında ne yapsam diye düşünürken aklıma bu çörekler geldi. Baktım tatildeyim vakitte çok başladım yapmaya ve ortaya bu puf puf, sıcacık çörekler çıktı. (resimler bulanık çıkmış üzgünüm...) Güzel ötesi. Çok güzel. Bu arada çok fazla vaktimi almadı. Boşuna beklemişim yıllardır. Hele böyle bir lezzet damlası için...

Malzemeler:

  • 3-4 su bardağı un (biraz daha ekledim ben, hamur elime yapışıp duruyordu yine çünkü.)
  • 1 su bardağı ılık süt
  • 1 paket (42 gr.) yaş maya
  • 1 yumurta
  • 1 su bardağı sıvı yağ
  • 3 çorba kaşığı toz şeker
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 2-3 çay bardağı tahin + 1 çay bardağı toz şeker+1 çay bardağı iyice çekilmiş ceviz yada fındık karışımı
  • Üzerine serpmek için susam

Yapılışı :

  • Mayayı 1 su bardağı ılık sütle karıştırıp eritin.
  • 3 su bardağı unu eleyerek derin bir kaba alın. 2 çorba kaşığı toz şeker,1 yumurta, 1 tatlı kaşığı tuz, sıvıyağ ve mayalı sütü içine boşaltın, yoğurmaya başlayın. Ben elime yapışmaması için bir miktar daha un ekledim. Abartmayın tabii.
  • Hamur hazır olduğunda 15 dakika kadar bekletin.
  • Bu arada 2-3 çay bardağı tahin, dilediğiniz kadar toz şekeri ve 1 çay bardağı iyice çekilmiş ceviz yada fındık karıştırın.
  • Sonra hazırladığınız hamuru dört eşit parçaya bölün. Her bir parçayı ikiye bölüp, ne çok ince ne çok kalın olacak şekilde merdaneyle açın. Açtığınız hamurların üzerlerine fırçayla tahinli karışımdan sürün. Sonra, açıp üzerine bu karışımdan sürdüğünüz hamurları çok sıkı olmayacak şekilde rulo yapın, ve burgu şeklinde kıvırın.
  • Her bir ruloyu kendi etrafında çevirip ucunu alta kıvırın hafifçe bastırıp tepsiye aralarında çok boşluk bırakmayarak dizin.
  • Üzerine yumurta sarısı ve biraz sıvıyağı karıştırıp sürün ve susam serpin.
  • Tepsinin içinde ılık bir yerde 1 saat mayalandırın. Şişip puf puf olacaklar.
  • Bu arada fırınınızı 170 dereceye getirip ısıtın.
  • 1 saatin sonunda şişmiş olan çöreklerinizi fırına koyun ve çok kızartmadan, altın rengi olunca, çörekleriniz pişmiş demek oluyor, fırından alıp ılınana kadar tepside bekletin.
AFİYET OLSUN...

SALÇA

Yıllardır eşim salça yapalım diye başımın etini yer. Salçaya ve özellikle kokusuna bayılır. Tansiyon hastası olduğu için doya doya yiyemez. Evde yapalım az tuzlu olur diye düşünüp, bu yıl yapmaya karar verdim. Tabi herşey benim üstüme kaldı. Biberleri bir öğretmen arkadaşla gidip aldım. Temizledim. Yıkadım, yıkadım, yıkadım. İşler bitince eşimle arabaya koyup biberi salçaya dönüştürecek aracı aramaya başladık. Hemen yol üstünde birini bulduk. Eve getirdik. Aman bir ilgi bir ilgi sormayın. Yıllardır istediği şey gerçek oldu. Ev salça kokusundan geçilmiyor. Neyse eş dost, akrabadan aldığımız tepsilere paylaştırdık. Bir balkon dolusu tepsi... 2 gün sonunda 11 tepsi 6'ya düştü. Tabi tüm bakım işleriyle eşim ilgileniyor. Bugün tuzunuda koyduk. Bakalım 50 kilo biberden kaç kilo salça elde edeceğiz?

MUHAMMARA

Türk mutfağına Arap kültüründen gelen bir soğuk meze çeşidi olan muhammarayı biraz değiştirerek yaptım. Ayrıca kahvaltıda ya da beş çayında ekmek üzerinde çok lezzetli bir atıştırmalık...





Malzemeler:

  • 1 su bardağı iri çekilmiş ceviz içi
  • 1 su bardağı ufalanmış ekmek içi
  • 1 çay bardağı tahin
  • 5 adet közlenmiş kırmızı biber(salçalık)
  • 3-4 diş sarımsak
  • 2 kaşık biber salçası
  • 1 limon suyu
  • 1 çay bardağı zeytinyağı
  • kekik, kimyon, pul biber


Yapılışı: Kırmızı biberleri ya közleyin ya da haşlayıp kabuklarını soyun. Robotta iyice ezin. Sarmısakları dövün. Ekmekleri iyice ufalayın. Ben kepek ekmeği kullandım. Cevizi iri parçalar halinde kıyın. Tüm malzemeyi karıştırın. Tadı hafif çemen gibi olmalı. Acısını damak tadınıza göre ayarlayın.

AFİYET OLSUN...

BABAGANNUŞ

Adana ve Hatay yöresinin vazgeçilmez bir lezzet damlası.
Bizde iki üç günde bir mutlaka yapılır.
Üstelik lezzetli bir diyet yemeği :)
İster yemek yanına ister yemek olarak
tercih sizlere kalmış...

Malzemeler:
  • 4 adet iri Adana patlıcanı
  • 2 adet orta boy domates
  • 2 adet yeşil biber
  • 2 diş sarımsak
  • 1 limon suyu ya da nar ekşisi
  • Maydonoz
Hazırlanışı:
  1. Patlıcanları közleyin. (Bende eski bir alet var.Çingene ızgarası. Siz ocağın üstünde de yapabilirsiniz. Biraz ortalık kirleniyor ama değer...)
  2. Sarımsakları dövün, közlenmiş patlıcanları çatalla ezin.
  3. Diğer tüm malzemeyi doğrayın ve hepsini karıştırın.
  4. Üzerine maydonozları kıyın.
  5. Sızma zeytinyağını gezdirin.
AFİYET OLSUN...

TATİL

Bu yılki yazlık günlerimiz için Filiz teyzemi ve Sedayı ikna ettim. 12 gün yazlıkta kaldık. İlk kez yazlıkta hiç sıkılmadık. Hep birlikte çok güzel günler ve geceler geçirdik. Gündüzleri deniz ve havuzda, geceleri nefisss yemeklerin sonrasında havuz başında amerikano ya da okey oynayarak geçti. Sedacığım espirileri ile bizleri şenlendirdi. Onu çok seviyorum. En tatsız yanıda çektiğimiz fotoğraflar kayboldu. Teknoloji işte kart kendini sıfırladı. Neyseki Mürüvvet teyzem makinasıyla tekrar çekiyordu. Daha sonra Antalya Belek'te bir tatil köyüne gittik. Tabii döne döne gidilen 2000 viraj...Ben yoldan değilde Denizden endişeliydim. Genellikle Adana- Maraş arası 2 saatlik yola bile dayanamaz. Bir saatten sonra sıkılır. İlk kez böyle bir yolculuğa çıktı. Korktuğumuz gibi olmadı. Deniz mide bulantısıyla tanıştı. Neler oluyor bana, neden midem bulanıyor dedikçe durduk, dinlendik. Yol yüreğinizi ağızınıza getiren uçurumlarla dolu.Ya dağın zirvesindesiniz ya da denizin kıyısında. Bu arada yanan yerleri gördükçe çok çok üzüldük.


Otele gelince Deniz'in hiçbir sıkıntısı kalmadı. Merak duygusu içinde etrafı tanımaya çıktı. Ve kayboldu. Odaya yarım saat sonra gelebildi. Aquaparka gitmiş.
5 gün kaldık. Deniz bu 5 gün boyunca aquaparkta kaydı. Hemen hemen hiç bizim yanımıza gelmedi.
Sanırım oğlum büyüyor artık. Yakında bizimle daha az şey paylaşacak.


Dönüş yolunda oğlumuza Aspendosu, Antik şehir Side'yi ve Manavgat Şelalesini gezdirdik. Biz ondan daha heyecenlıydık. İşte nolmuş taş bunların hepsi dedikçe Celal bir yandan ben bir yandan anlatmaya çalışıyoruz ama nafile çocuk çoook sıcak hemen arabaya gidelim gördüm işte yeter diyor. En son Alanya kalesine çıktık biraz havada serinlemişti. Akdeniz önünüzde uzanıyor.

Deniz bey fazla sıkılmadan Damlataş Mağarasını gezelim ve bitirelim dedik.Alanyada teyzemlerde kaldık. Herşey çok güzeldi. Teyzem ve eniştem Deniz'i çok sevdiler. Deniz çok mutlu ayrıldı.Ve tatil bitti, artık evdeyiz...


KARIŞIK DOLMA

*

Çok severim dolmayı. Özellikle kuru dolma favorimdir. Kışın yapınca onuda yayınlarım. Tek yemediğim dolma çeşidi karın-mumbar dolmasıdır. Küçükken evde kokusuna bile tahammülüm yoktu. Ammaaaa annemin dolmasının yeri ayrıdır. Canım annemin geldiği mutfaktaki dayanılmaz kokulardan belli olur. Annemin geldiği gün dışında mutfağa girdiğim söylenemez. Ev halkıda çok memnun durumdan. Sevgili kocacığımın yüzünde yemek sonrası bir gülümseme asılı kalıyor...
Deniz ne istiyorsa pişer. Annem onu nazladıkça şımarır ve istekleri artar. Mantıdan dolmaya, sütlaçtan turşuya aklımıza ne gelirse artık. Şimdi annemin dolma tarifi:

Malzemeler:

  • 10 kabak
  • 10 küçük patlıcan
  • 10 tane dolmalık biber
  • 1 büyükçe soğan
  • 4 diş sarımsak
  • pirinç
  • yarım kilo kıyma
  • 1 fincan nar ekşisi(ya da 2 limon)
  • 3-4 orta boy domates (içinin yumuşak olmasını istemiyorsanız 1 domates yeterli)
  • yarım demet taze nane
  • yarım demet maydonoz
  • 4 yemek kaşığı sıvıyağ
  • 2 yemek kaşığı salça (biz biber salçası ve domates salçasını karıştırdık.)
  • tuz, toz kırmızı biber, karabiber, kuru nane


Hazırlanışı:

  1. Soğanı ve sarımsakları ince ince doğrayın.
  2. Kıymayı salça,baharatlar, soğan ve sarımsaklarla karıştırın. Bunlara sıvıyağı, yıkanmış pirinci, küçük küçük doğranmış domatesi, ince kıyılmış maydanozu, naneyi de ekleyerek dolma içimizi hazırlıyoruz.
  3. Patlıcanların içlerini oyduktan sonra üzerlerine biraz tuz serperek acı sularını salmalarını sağlıyoruz.
  4. Kabakların da kabuklarını tırtırlı bıçakla kazıyıp, içlerini çıkarıyoruz.
  5. Biberlerin içini çıkartıp yıkıyoruz.
  6. Hazırladığımız içle dolmaları doldurarak tencereye diziyoruz.
  7. Dolmaların üzerine su ekleyerek tencereyi hafifçe sallıyoruz. (sonuçta dolmaları yarısına gelecek kadar su dökmüş olmalıyız).
  8. Son olarak ; ya 1 fincan nar ekşisini dolmaların üzerine gezdirip kısık ateşte dolmaları pişiriyoruz. Ya da sarmısakları dövüp limon suyu ile karıştırıyoruz bu karışımı dolmaların pişmesine yakın üzerine gezdiriyoruz.
  9. Altını kapatıp üzerine kuru nane serpiyoruz.

AFİYET OLSUN...







MUZLU RULO


Bu pastayı tatil başladığında komşu kızı Berfin ve oğlum Deniz için yaptım. İkisinin tatil ödevlerini yaptırıyordum. Bir baktım ki çocuklar bilgisayara gitmiş ve ben problem çözüyorum. Eeee çocuklarda haklı yeni tatile girmişler ama ben önce bitirin şu ödevleri diyorum. Hiç bir şey yemeyen Berfin ayıla bayıla yedi. Ya acıkmıştı ya da derslerden kaçtı :))))

Malzemeler:



  • 4 yumurta

  • 4 fincan un

  • 4 fincan şeker

  • 1 fincan sıvıyağ

  • kabartma tozu

  • vanilya


Krema Malzemeleri:




  • Hazır muzlu puding

  • 1 çorba kaşığı nişasta

  • yarım litre süt

  • 2 tane muz


Hazırlanışı:




  1. Yumurta ile şekeri köpürene kadar çırpın. 1 fincan sıvıyağı ekleyin.Unu, kabartma tozunu ve vanilyayı eleyip çok fazla karıştırmadan yağlı kağıt serilmiş tepsiye 1 parmak kalınlığında olacak şekilde dökün.

  2. 175 derece fırında 20 dk. pişirin.

  3. Fırından çıkınca ılıkken kağlı kağıtla birlikte sarın. Üzerine nemli bez örtün ki yumuşacık olsun.


  4. Kremayı yapmak için sütü tencereye koyun.Toz pudingi ve nisaştayı ekleyin. Bir kaç kez kaynayınca ocaktan alıp soğumaya bırakın.


  5. Sardığınız pandispanyayı açın. İçine krema sürün. Tam ortasına muzları koyup tekrar sarın. Üzerini kalan kremayla kaplayın ve süsleyin.


AFİYET OLSUN...






MERCİMEKLİ KÖFTE


Canım dostum Sümbülle ne zaman bir araya gelsek mutlaka bulgurlu bir şeyler yaparız. Bu çoğu zaman kısır olur. Bu sefer mercimekli köfte yapalım dedik. Annemin mükemmel turşusu, taze reyhanlı domates salatasıyla yukardaki tabağı oluşturduk. Gerçi Sümbül minik pehlivanı Deniz yüzünden çok hızlı yemek zorunda kaldı.
-Başna araba yok nu?
-Başna araba yok nu?
-Başna araba yok nu?
.
.
.
.
Başka araba yok diye diye uyuttuk :)))



Malzemeler:


  • 2 su bardağı kırmızı mercimek,

  • 1.5 su bardağı ince bulgur,

  • 3 adet kuru soğan,

  • 3-4 kaşık margarin,

  • 2-3 çay kaşığı kırmızı biber,

  • 2-3 çay kaşığı kimyon,

  • Yarım demet maydanoz,

  • 6-7 dal yeşil soğan,

  • 2 kaşık salça,
Hazırlanışı:


  1. Mercimekler su ile iyice pişirilir. (Biraz sulu bırakın.) Sıcakken bulgurla karıştırılır. Ağzı kapatılarak bulgurun kabarması beklenir.

  2. Soğan doğranıp yağla kavrulur. Salça eklenir.

  3. Taze soğan, maydanoz temizlenip ince doğranır.

  4. Bulgur kabarınca kavrulmuş soğan, tuz, kırmızı ve karabiber, kimyon eklenip yoğrulur.

  5. Son olarak taze soğan, maydanoz eklenip, karıştırılır. Küçük küçük sıkımlar şeklinde köfteler yapılır. Tabağa dizilir.

  6. Turşu ve domates salatası ile servis yapılır.(K.Maraş'ta bu yemeğin yanına ekşili turşu yaparlar.)

AFİYET OLSUN...

SAC TAVA

Dün benim için sevincin ve hüznün günüydü.Hüzün diyorum çünkü canım babamın yokluğunun 11. yılı idi. Sevinç diyorum çünkü canım arkadaşım, 10 yıllık dostum Sümbül geldi. İnsan hayatında ne kadar çok ayrılışlar yaşıyor. Benim evden ilk ayrılışım öğretmenlik nedeniyle oldu. Dayanamadı babam. Birlikte gittik ama bırakıp dönmek ağır geldi ona. Sonrada toparlayamadı ve bizlere 9 temmuzda veda etti. Sümbül ise geçen eylül ayında Ordu'ya tayin oldu. Sac tavayı babamdan öğrendim. Babamın tarifine Sümbül'ün katkılarını ekleyince aşağıdaki olay çıktı ortaya...




Malzemeler:
  • 500gr. dana sırt
  • 2 orta boy soğan
  • 5-6 diş sarmısak
  • 4-5 tane yeşil biber
  • 3-4 tane domates
  • tuz, karabiber, yeni bahar
  • tereyağ

Hazırlanışı:

  1. Dana etini minik minik doğrayın
  2. Tereyağı ve biraz da sıvıyağı sacın icine koyun. Etleri koyup ve ağzını kapatıp, suyunu çekene kadar kavurun.
  3. Sebzeleri ayrı ayrı doğrayın.
  4. Etler ortada kavrulurken kenarına soğan ve sarmısakları çember şeklinde koyun. Buradaki püf noktası etin içine hiçbir sebzenin soğuk olarak karıştırılmamasıdır.
  5. Soğanlar sacın kenarında ısınınca et ile karıştırın.
  6. Sacın kenarına bu sefer yeşil biberleri koyun ve ısınınca karıştırın.
  7. En son domatesleri koyun. Domatesler iyice ısınınca karıştırın. Suyunu iyice çekene kadar karıştırarak pişirin. Baharatlarını atın.
  8. Yanında bol ayran ve özellikle pide ekmeği şart...

AFİYET OLSUN...

Hayatta ben en çok babamı sevdim.

Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk

Çarpı bacaklarıyla – ha düştü, ha düşecek –

Nasıl koşarsa ardından bir devin,

O çapkın babamı ben öyle sevdim.

Can YÜCEL






Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...